TasaPlatform_
  SSS
 
Gündem
Tasa logosu
Tasa nedir?
Ne yapar?
Kimler var?
İletişim
Basında
Tasarım Yürüyüşü 02
   
Sıkça Sorulan Sorular   _
     

Neden "yürüyüş"?
Tasarım üzerine yapılan etkinliklerin pek çoğu konuşmacı ve dinleyicilerin karşılıklı oturduğu pasif etkinlikler. Bu tür etkinliklerin yanında fiziksel olarak harekete, yer değiştirmeye dayalı, aktif bir etkinlik yapmak, mevcut etkinlik havuzumuza bir de yürüyüş kavramını katmak istedik.
Dünyada "Design Walk", birkaç güne yayılan ve kentin tasarım ile ilgili birkaç bölgesi, semti ya da merkezi arasında köprü kurmayı amaçlayan etkinliklerin ortak adıdır. Yunanlı tasarımcı dostlarımız ise Design Walk'u bir marka olarak konumlandırmıştır. "Design Walk" her yıl farklı bir kent ya da kent parçasında yapılabilir. Farklı şehirlerden gelen katılımcılar ya da aynı şehirde olup da bu bölge, semt ya da merkezlere ulaşmaya vakit ya da olanak bulamayan kişiler için düşünülmüş bir etkinlik formatıdır. "Tasarım Yürüyüşü" fikrini hayata geçirirken bu formatı temel alarak ülkemiz için yeniden yorumladık.
Ayrıca yürüyüş sözcüğünün ülkemizdeki metaforları düşünüldüğünde bir tür çok anlamlılık oluşmaktadır. Türkiye, "yollar yürümekle aşınmaz' gibi politik metaforların, "yürü be kim tutar seni" gibi günlük hayat gazlamalarının, "akçe akıl, don yürüyüş öğretir" gibi komik atasözlerinin, "akıl yürütmek", "gemisini yürütmek", "hüküm yürütmek" gibi mecazi tamlamaların ülkesidir. Öğretmenlerimize göre "ayağı yürüten baştır", anne babalarımıza göre "akılsız başın cezasını ayaklar çeker". Türkiyelilerin hayatında yürümek önemlidir. Bizde "it ürüse de kervanlar yürür". Biz "akıl yürütür", "üstüne yürür", "izinden yürür", "gemimizi yürütürüz". Bilmediğimiz konularda "hüküm yürütür", bildiğimiz konularda "alır yürürüz". Eh, bu ülkede yürüyerek yapılacak bu aktif etkinliğe "yürüyüş" denmez de ne denir?

Neden endüstriyel tasarımcılarla yürüyoruz?
Mesleğimizin adını hangi alanda çalıştığımız değil, nasıl çalıştığımız belirliyor. Tasarımcıyı tasarımcı yapan şey hangi alanda çalıştığı değil, problemle girdiği ilişkiyi ele alış şekli. Ürün, tekstil deseni, ilmek yapısı, makine parçası ya da grafik, nesnesi ne olursa olsun sonuçta tasarım yapıyoruz. Oysa iş alanlarımızın mesafesi mesleki iletişimimizi de kısıtlıyor. Ürün tasarımcısının, grafik tasarımcıyla, tekstil tasarımcısının, web tasarımcısıyla iletişimi zayıf.

Geçtiğimiz yıl grafik tasarımcılarla başlayan Tasarım Yürüyüşü alanlarımız farklı olsa da çalışma yöntemimiz üzerinden bir "meslektaşlık" ilişkisi içinde olduğumuzu hatırlatmak için farklı disiplinlerden tasarımcıları bir araya toplayarak sürüyor. 2. Tasarım Yürüyüşü bu yüzden Endüstriyel Tasarımcılar ile birlikte yapılıyor.

Tasarım Yürüyüşü'nü neden Tasa düzenliyor?
Tasa, temel amacı grafik tasarımın toplumsal değerini artırmak olan bir tasarım(cı) grubu. "Tasanın tasası" başlıklı çıkış metninde görevini "grafik tasarımın toplumsal itibarını artırmak" olarak tanımlıyor.

Tasa, grafik tasarımcıların bir meslektaş inisiyatifi. Diğer tasarım disiplinleriyle ve mesleki ya da toplumsal inisiyatiflerle birlikte var olmayı ve işbirlikleri geliştirmeyi önemsiyor. Bu yüzden 2. Tasarım Yürüyüşü'nü Endüstriyel Tasarımcılar Meslek Kuruluşu-ETMK'nın ve bu alanda eğitim veren İTÜ Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölümü'nün desteğini alarak yapması önem taşıyor. Bir meslek örgütü olarak ETMK'nin farklı disiplinlerden tasarımcıları bir araya getiren bu ve benzeri etkinlikleri desteklemesi, renkliliğin, çok sesliliğin, çeşitliliğin, farklılıklarımızla bir arada var olabilmenin yolunu açması açısından çok önemli.
Tasa, tasarımın tüm topluma nüfuz edecek şekilde yaygınlaşabilmesinin yollarından birinin farklıkları ve çeşitliliği artıracak proje ve etkinlikleri çoğaltmaktan geçtiğini düşünüyor. Bu amaçla projeler üretmeyi temel işlevlerinden biri olarak görüyor. Tasarım Yürüyüşü işte böyle bir proje.

Neden Karaköy, Yüksekkaldırım, Tünel ve İstiklal Caddesi, neden Beyoğlu?
Yürüyüşün başlangıç noktası grafik tasarımın Türkiye'de bugün geldiği son noktanın sergilendiği 30. GMK-Grafik Ürünler Sergisi; bitiş noktası ise Galatasaray'daki Demirden Tasarım.
Tasarımcıların aydınlatma ürünleri üreticilerinin merkezi Şişhane'de görülmesi ilk değil.

 

Yürüyüşçüler "Made in Şişhane" projesini dinleyerek ve "Işıklar Arasındaki Şişhane" ve "Dutch Design Made in Şişhane" filmlerini izleyerek üretim ile değer yaratmaktan tasarımla değer yaratmaya geçiş sürecine tanık olabilecek. Şişhane aynı zamanda İKSV'ye de evsahipliği yapıyor. Bu yüzden uğraklarımızdan biri de İKSV Tasarım'daki MoMA Destination İstanbul Koleksiyonu ve İKSV Salon'da usta tasarımcı Oya Akman olacak.

Yüksekkaldırım-Tünel-Asmalımescit güzergâhı, her disiplinden tasarımın son yıllarda kendine yer bulduğu bir bölge. Buradan meslektaşlarımızla yola çıkıp, kültürel çeşitliliğimizin bir tür aynası sayabileceğimiz İstiklâl Caddesi'ni geçerek, Galatasaray'a ulaşmak; Gerçek bir caddenin karmaşası içinde, gerçek insanların arasından yürüyor olmanın da etkisiyle birbirimizle sahici bir iletişim kurmak; birlikte "iş"lerin değil, nesneler, mekânlar ve onların öznesi ya da nesnesi olmuş insanlar içinden yürüyüp geçmek; bize meslektaş olduğumuzu, aynı yollarda yürüyen, aynı araba kornası sesiyle sıçrayan sıradan insanlar olduğumuzu hatırlatacak.

Neden katılım 60 kişi ile sınırlı?
Daha çok tasarım dostuyla bir arada olmak istememize rağmen, ziyaret edilecek uğrak yerleri az sayıda insan alabildiği için katılımcı sayısını sınırlandırmak gerekiyor. Ayrıca yürüyüşün verimini artırmak ve dağılıp toparlanmaları kolaylaştırmak için de katılım sayısını sınırlandırmak önem taşıyor.

Neden katılımcılar para ödüyor?
Tasarım yürüyüşü adı üzerinde bir tasarım organizasyonu. Bu organizasyonda kullanılacak göstergeler, üzerinde düşünülmüş ve "tasarlanmış" olmalı. Bu amaçla eksenini Murat Celep'in tasarladığı afişin oluşturduğu bir kimliklendirme çalışması yapıldı. Bu kimliklendirme doğrultusunda yürüyüşün göstergelerini (işaretlerini) taşıyan bayrak, çanta, defter, rozet gibi ürünlerin çoğaltılması bir "maliyet" oluşturuyor.
Ayrıca neredeyse bir güne yayılacak olan bu yürüyüşün keyifli, kaliteli, zihnimizi gereksiz ayrıntılarla meşgul etmeyen, dinlendirici bir etkinlik olması önemli. Katılımcıların hafta sonlarından ayırdıkları günün güzel bir hafta sonu tatili olarak da hatırlanmasını sağlamak için organizasyonu yapanların detayları düşünmesi, yürüyüşçülerin yiyecek, içecek vb. temel ihtiyaçlarının zorlanmadan, keyifle ve hızla giderilebilmesi önemli ve gerekli.

Tüm bunlar bir maliyet oluşturuyor ve bulunabilen küçük katkılar dışında sponsorluk bulmak da mümkün olmadı. Bu yüzden maliyeti karşılamak için basın mensupları hariç tüm katılımcılardan bir "katılım payı" alınması gerekli oldu. Ancak katılım payı belirlenirken kâr amacı güdülmedi ve TasaPlatform üyeleri de yürüyüşe katılmak için katılım payı ödüyor.

Not: Ödenen bedel karşılığında fatura düzenlemesi de sağlanacaktır.

"Tasarım dostu" ne demek?
Bize göre "tasarım dostu"nun iki karşılığı var:
Birincisi; mesleğine ve meslektaşlarına saygı ve sevgi duyan, tasarım sektörünün gelişimine baş koymuş, bu uğurda görev almaya, iş yapmaya hazır, meslektaşlık ruhu gelişmiş, üretken ve işbirliğine yatkın tasarımcılar demek.
"Sadece tasarımdan anlayan tasarımcı, hiçbir şey bilmiyordur" diye bir söz var. Geleneksel anlamda ve çoğu zaman tasarımın kendi içeriği yoktur. Haber olmadan gazete, fotoğraf olmadan albüm, çağrı olmadan afiş olmuyor. Tasarım içine aldıklarıyla, tasarladıklarıyla şekilleniyor. Bu anlamda tasarımı besleyecek, tasarımcıyı anlayacak, tasarıma ufuk açan içerikler üretecek ancak meslekten olmayan kişilere ihtiyaç var. Irma Boom, Hollandalı tasarımcıların performanslarının yüksek oluşunu, bu ülkedeki alıcıların tasarımı algılamadaki düzeylerinin yüksek olmasına bağlıyor. Mesleki amaçlarımıza ulaşmada sadece tasarımcılarla beraber mücadele etmenin ne kadar tüketici olacağını çoktan anlamış bir kuşağız. Bu yüzden tasarıma ve tasarımcıya saygı gösterenlerle dost olmak istiyor, onları da "tasarım dostu" olarak görüyoruz.